GÜVENLİK ÖNEMLİDİR
2025 yılı Haziran ortasında siber güvenlik dünyasını sarsan devasa bir veri sızıntısı gerçekleşti: Yaklaşık 16 milyar adet kullanıcı adı ve parola verisi açığa çıktı. Bu, bilinen tüm veri sızıntılarından çok daha büyük kapsamlı ve yeni — yani önceki yılların tekrarlarından ziyade güncel, kullanıma hazır veriler söz konusu.
Sızıntı, CyberNews adlı bir güvenlik kuruluşu tarafından tespit edildi. Yılın başından bu yana süren çalışmalarında, 30 farklı veri setinin her birinde milyonlarca, bazılarında ise 3,5 milyara kadar kayıt bulunduğunu ortaya koydular. “Tarihin en büyük kimlik bilgisi sızıntısı” olarak nitelendirilen bu olay, sadece büyüklüğü değil aynı zamanda içerdiği “yeni, temiz verilerdir” ifadesi ile de dikkat çekiyor.
Uzmanlara göre bu veriler, önceki yıllarda ele geçirilen kayıtların tekrar kullanılması değil; doğrudan infostealer adı verilen zararlı yazılımlar aracılığıyla çalınan, güncel ve aktif bilgilerden oluşuyor.
Bu devasa sızıntı hem bireysel kullanıcıları hem de köklü birçok kurumu etkisi altına aldı. Açığa çıkan verilerin içeriği özetle şöyle:
Ek olarak, “government” ibaresiyle geçen sızıntılar, yalnızca kişisel sosyal medya hesapları değil; aynı zamanda kurumsal ve kamuya ait hesapların da risk altında olduğunu gösteriyor.
Infostealer, “information-stealer” teriminin kısaltmasıdır. Bu zararlı yazılım türü, bir cihaz ele geçirildiğinde otomatik olarak çalışarak kullanıcı adı, parola, çerez, tarayıcı geçmişi, kredi kartı ya da kripto cüzdan gibi kritik bilgileri toplar ve saldırgana gönderir. Bunlar genellikle bot framework (takip sistemi) + C&C sunucu (komut-komuta merkezi) mimarisine sahiptir.
Kurulum yöntemleri:
Enfekte cihazlarda infostealer, tarayıcı depoları, yerel dosyalar, uygulamalar üzerinden biometrik oturum bilgisi toplar ve bu verileri sömürgeci amaçlarla kullanır.
Toplanan veriler genellikle:
Bu dosyalar dark web ya da paste sitelerde satılır veya ücretsiz paylaşılır. Genellikle düşük ücretler, örneğin 10 $ seviyesinde fiyatlarla el değiştirir. Bu veriler daha sonra:
Infostealer’lar 2025 yılında çok büyük oranda artış gösterdi. IBM gibi firmaların verilerine göre, zararlı yazılım tabanında %24’ünü infostealer’lar oluşturuyor. Ayrıca 2024 yılı olarak (yaklaşık) 2,1 milyar credential çalma vakası tespit edilmiştir ki bu fidye yazılımları dahil tüm ihlallerin %60’ından fazlasıdır.
Zeus (2007–2010)
AZORult (2020)
FleshStealer (2025)
Lumma, Racoon, Meta
Özetle 16 milyar üzerinde veri içeren bu sızıntı hesap devralma ve kimlik hırsızlığına zemin açmak üzere kapsamlı bir hazır saldırı paketi olarak tanımlanabilir.

Her platformda benzersiz parolalar (~12–16 karakter, harf/sayı/özel karakter)
ESET Password Manager gibi çözümler ile otomatik oluşturma ve saklama.
SMS/E‑posta yerine Authenticator ya da FIDO2 (donanım anahtarı) tercih edilmeli.
Google, Apple gibi platformlar artık şifresiz passkey destekliyor.
Mağduriyet sistemleri; sızdırılan verilerin uyarısını sağlar.
Antivirüs + antimalware + popüler Windows defender vb.
Şüpheli e‑posta linkleri, SMS’lere dikkat edin.
Son girişleri inceleyin; bilinmeyen cihaz varsa oturumu kapatın.
Erişim her defasında kontrol edilmeli; kurum içi güven en düşük seviyede başlar.
Admin erişimleri kayıt altına alınmalı.
Endpoint detection + network izleme.
Log analizleri, anormallik tespiti.
Phishing, USB kullanımı, parola prosedürleri.
Düzenli yama uygulanması; bilinen 37K açığın %83’üyle mücadele.
Siber istihbaratla güncel kalmak.
Aylık/3 aylık sızma testi.
Devasa bir sızıntı olan bu yeni olayın, veri güvenliğinde en büyük tehdit hâline dönüşmesi an meselesi. Hem bireysel hem de kurumsal olarak güvenliğimizi test etmemiz; parola politikalarını, MFA’yı, passkey kullanımını, patch süreçlerini yeniden gözden geçirmemiz gerekiyor.