GÜVENLİK ÖNEMLİDİR
Şirketinizin internet sitesi, bir mağaza vitrini gibidir. Tasarımı, müşterileriniz ve iş ortaklarınız için çok önemlidir ve internet sitenizi güvende tutmanız gerekir. Yine de dünya genelinde günlük yaklaşık 30.000 internet sitesi ele geçirilmektedir. Ne tür saldırılar beklenebilir ve bu saldırılar nasıl gerçekleşir?
Bir siber saldırı türü olan hizmet aksatma saldırısında (DoS) saldırganlar; bir internet sitesini, ağı veya çevrim içi hizmeti aksatmaya çalışır. Peki nasıl? Bunu, birçok sahte veya önemsiz istek gönderip söz konusu hizmete aşırı yükleme yaparak gerçekleştirirler. Siber suçlular, bir ağ kaynağına bağlanmak için gerekli olan bir veya birden fazla unsuru hedefleyip DoS saldırısını, dağıtılmış hizmet aksatma anlamına gelen DDoS saldırısına çevirerek sistemleri aksatmak için genellikle dağıtılmış ve saldırıya uğramış cihazları kullanır. En yaygın türleri şunlardır:
Hizmet aksatma (DoS) vs. Dağıtılmış hizmet aksatma (DDoS)
Saldırılan bilgisayar sayısı, bu ikisi arasındaki farkı oluşturur. Bir DoS saldırısı genellikle komut veya araç kullanıp tek bir cihazdan yapılarak belirli bir sunucuyu ya da uç noktayı hedefler. Buna karşılık DDoS saldırıları ise botnet olarak da bilinen saldırganın kontrol ettiği gizliliği ihlal edilmiş cihazlardan oluşan kapsamlı bir ağ kullanılarak gerçekleştirilir ve bu saldırılar ile hedeflenen cihazlara, uygulamalara, internet sitelerine, hizmetlere veya kurbanın tüm ağ sistemine aşırı yükleme yapılması amaçlanır.
Kaynak: ESET
Siteler arası komut dizisi saldırısı, saldırganların kullanıcı ile güvenlik açığı olan bir uygulama arasındaki etkileşimleri ihlal etmesine imkan tanır. Peki nasıl? OWASP’a göre, siteler arası komut dizisi saldırıları “bir kod yerleştirme türü olup bu saldırılarda normalde iyi huylu ve güvenilir internet sitelerine kötü amaçlı komutlar yerleştirilir.” Söz konusu kötü amaçlı kod, kurbanın tarayıcısında çalışmaya başladığı zaman saldırganlar, kurbanın uygulama ile olan etkileşimini tamamen ihlal edebilir.
Güvenlik açığı, saldırganların web sitelerini birbirinden ayırmak için tasarlanmış aynı kaynak politikasını atlatmasına olanak tanır. Siber suçlular, kurbanı taklit ederek kullanıcının yapabileceği eylemleri uygulayarak kullanıcının verilerine ulaşabilir. Kurbanların uygulama içerisinde ayrıcalıklı erişimi varsa saldırganlar, uygulamanın işlevselliği ve verileri üzerinde tam kontrol sağlayabilir.
MIT Technology Review’e göre 2021 yılında sıfır gün saldırıları rekor kırmıştır. Daha önce bilinmeyen bir güvenlik açığı üzerinden siber saldırı gerçekleştirme yöntemi olan sıfır gün saldırısı, bir bilgisayar korsanının sahip olabileceği en değerli yöntemdir, bu saldırıların değeri açık bir piyasada 1 milyon ABD dolarının üstündedir.
2021’de gerçekleşen 66 adet sıfır gün saldırısı ile
2020’de gerçekleşen toplam saldırı sayısının yaklaşık iki katına ulaşılmıştır.
Kaynak: Zero-day tracking project
Bir sıfır gün saldırısı genellikle bir bilgisayar işletim sisteminde veya uygulamada yer alan hiç bilinmeyen bir güvenlik açığı ile başlar. Benzer ve biraz daha az tehlikeli olan türü ise n-day saldırısıdır. İşletim sistemindeki veya uygulamalardaki yamanın yayınlanmadığı, uygulama geliştiricilerinin farkında olmadığı veya ele almak için yeterli zamanlarının olmadığı bir güvenlik açığından kaynaklanır. Her iki durumda da bilmesi gerekenler güvenlik açığını fark etmeden ya da bir yama yayınlanmadan önce saldırı gerçekleşir. Bu yüzden yazılım yamalarının kaynağına güvenen kullanıcılar hiçbir zaman bu saldırıların farkında olmaz.
Kısa bir zaman önce keşfedilen Log4Shell güvenlik açığı ve bunu nasıl tespit edebileceğinizle ilgili daha fazla bilgiye ulaşın. Bazı kaynaklara göre bu hata, yüz milyonlarca cihazı gelecek birkaç yıl süresince etkileyebilir.
En çok bilinen ortadaki adam (MitM) saldırısı örneği aktif gözetleme olup bu saldırı türünde saldırgan, iki veya daha fazla kurban arasındaki trafiği ele geçirir. Böylece saldırgan yalnızca aradaki iletişimi görmekle kalmaz aynı zamanda her iki kurban da saldırganın etkileşimi manipüle ettiğini fark etmeden bu iletişimi değiştirir.
Bu özellikle kimlik doğrulama protokolünün kötüye kullanılabilmesinin bir sonucu olarak gerçekleşir. Ulusal Standartlar ve Teknoloji Enstitüsü, kimlik doğrulama bağlamında saldırganın genellikle hak sahibi ile doğrulayıcı arasında, kayıt sırasında kayıt ettiren ile bulut hizmet sağlayıcı (CSP) arasında veya kimlik doğrulama sırasında abone ile CSP arasında konumlandığını belirtmektedir.
Bir kaba kuvvet saldırısında bireysel hesaplara ve kurum sistem ve ağlarına yetkisiz bir şekilde erişim sağlayabilmek üzere şifrelerin, oturum açma bilgilerinin veya şifreleme anahtarların ele geçirilmesi için deneme yanılma yöntemleri kullanılır. Aynı anda tahminde bulunan birçok cihaz bulunduğu için daha hızlı olduklarından botnetler de sıklıkla kullanılır. Bir dizi IP adresi içerdikleri için botnetlerin engellenmesi de daha zordur.
Bu tür bir saldırının gerçekleştirilmesinin nedenleri arasında kötü amaçlı yazılımların dağıtılması, şirket reklamlarının veya etkinlik verilerinin kullanılması ve kurumsal itibara zarar verilmesi yer alır. ESET uzmanı Ondřej Kubovič bu konuda şunları ifade ediyor: “Bugün birçok popüler internet sitesi ve hizmeti, belirli bir IP adresinin yaptığı 5-10 yanlış tahminden sonra erişimi engeller. Bir botnetin ise belirli bir coğrafi bölgedeki bir dizi IP adresini kullanarak doğru tahminde bulunma olasılığı daha yüksektir.”
Bir bilgisayar korsanı, doğru oturum açma bilgilerini bulana kadar birçok kombinasyonu test etmek için genellikle bir bilgisayar kullanarak bir çok kullanıcı adı ve şifre dener. Saldırganlar, birkaç saniye veya dakika içerisinde binlerce şifre tahmin edebilen yazılımlar veya en azından bazı kod ya da komutlar kullanır.
Son olarak ayrıca bakınız: 6 adımda işletmeniz için daha güvenli bir internet sitesi!