SİBER GÜVENLİK
Yapay zekâ asistanınıza güvenmeden önce iki kez düşünmelisiniz zira veri tabanı zehirlenmesi asistanınızın çıktılarını önemli ölçüde hatta tehlikeli bir şekilde değiştirebilir.
Sürekli ortaya çıkan sayısız güvenlik açığından da görebileceğimiz gibi modern teknoloji kusursuz olmaktan çok uzaktır. Tasarım açısından güvenli sistemler tasarlamak denenmiş ve doğrulanmış bir en iyi uygulama olsa da bunu yapmak kaynakları kullanıcı deneyimi (UX) tasarımı, performans optimizasyonu ve diğer çözümler ve hizmetlerle birlikte çalışabilirlik gibi diğer alanlardan uzaklaştırabilir.
Bu nedenle, güvenlik genellikle arka planda kalır ve yalnızca asgari uyumluluk gerekliliklerini yerine getirir. Bu değiş tokuş özellikle hassas veriler söz konusu olduğunda endişe verici hale gelir. Çünkü bu tür veriler kritiklikleriyle orantılı korumalar gerektirir. Günümüzde, yetersiz güvenlik önlemlerinin riskleri, verilerin işlevselliklerinin temelini oluşturduğu yapay zekâ ve makine öğrenimi (AI/ML) sistemlerinde giderek daha belirgin hale gelmektedir.

Yapay zekâ ve makine öğrenimi modelleri, denetimli ve denetimsiz öğrenme yoluyla sürekli güncellenen temel eğitim veri kümeleri üzerine inşa edilir. Makine öğrenimi yapay zekânın gelişmesinde önemli rol oynar. Makine öğrenimi sayesinde gerçekleşen derin öğrenme, diğer etkenlerle birlikte yapay zekânın yeteneklerini ilerletmesini mümkün kılar. Veriler ne kadar çeşitli ve güvenilir olursa modelin çıktıları da o kadar doğru ve kullanışlı olacaktır. Bu nedenle, eğitim sırasında bu modellerin büyük miktarda veriye erişmesi gerekir
Öte yandan, doğrulanmamış veya iyi incelenmemiş veri kümeleri güvenilmez sonuçların ortaya çıkma olasılığını artırıyor. Veri yığınlarına güvenmek riskleri de beraberinde getirmektedir. Üretken yapay zekânın, özellikle de büyük dil modellerinin (LLM’ler) ve bunların yapay zekâ asistanları şeklindeki uzantılarının, modelleri kötü niyetli amaçlarla kurcalayan saldırılara karşı özellikle savunmasız olduğu bilinmektedir.
En sinsi tehditlerden biri, düşmanların modelin davranışını değiştirmeye çalıştığı ve yanlış, önyargılı ve hatta zararlı çıktılar üretmesine neden olduğu veri (veya veri tabanı) zehirlenmesidir. Bu tür tahrifatların sonuçları uygulamalar arasında dalgalanarak güveni sarsabilir ve hem insanlar hem de kuruluşlar için sistemik riskler doğurabilir.
Bu saldırılarının çeşitli türleri vardır, örneğin:
Yapay zekâ modelleri hem iş hem de tüketici sistemlerine derinlemesine gömüldükçe asistanlar veya verimlilik artırıcılar olarak hizmet verdikçe bu sistemleri hedef alan saldırılar önemli bir endişe kaynağı haline geliyor.
Kurumsal yapay zekâ modelleri verileri üçüncü taraflarla paylaşmasa da çıktılarını iyileştirmek için şirket içi verileri silip süpürmeye devam ediyor. Bunu yapmak için hassas bilgi hazinesine erişmeleri gerekir, bu da onları yüksek değerli hedefler haline getirir. Genellikle hassas verilerle dolu olan kullanıcı komutlarını diğer taraflarla paylaşan tüketici modelleri için riskler daha da artmaktadır.
ML/AI modelleri için önleyici stratejiler hem geliştiricilerin hem de kullanıcıların farkındalığını gerektirir. Temel stratejiler şunları içerir:
Tasarım açısından güvenli yapay zekâ ve makine öğrenimi platformları oluşturmak sadece faydalı değil, aynı zamanda bir zorunluluktur. Dezenformasyonun insanları zararlı ve aşırı davranışlara yönlendirmesi gibi, zehirli bir yapay zekâ modeli de zararlı sonuçlara yol açabilir.
Dünya giderek yapay zekâ geliştirmeyle ilgili potansiyel risklere odaklanıyor. Platform yaratıcıları modellerinin bütünlüğünü korumak için yeterince şey yapıp yapmadıklarını kendilerine sormalıdır. Önyargıları, yanlışlıkları ve güvenlik açıklarını zarar vermeden önce ele almak, geliştirmede merkezi bir öncelik olmalıdır.
Yapay zekâ hayatımıza daha fazla entegre oldukça sistemlerin güvenliğini sağlamaya yönelik riskler de artacaktır. İşletmeler, geliştiriciler ve politika yapıcılar da yapay zekâ sistemlerinin saldırılara karşı dirençli olmasını sağlamak için iş birliği içinde çalışmalıdır. Bunu yaparak güvenlik, gizlilik ve güvenden ödün vermeden yapay zekânın potansiyelini ortaya çıkarabiliriz.
Güvenlik odaklı önleyici düşüncenin dikkate değer bir örneği, ESET’in de imzaladığı ve yazılım üreticilerini yazılım geliştirme yaşam döngüsüne sağlam güvenlik önlemlerini entegre etmeye davet eden CISA’nın Secure by Design sözleşmesidir.